Bilgi Merkezi · Rehber · İstanbul zemin yapısı
İstanbul Zemin Yapısı ve Derin Kazı Rehberi: Bölge Bölge Sorunlar ve Çözümler
İstanbul zemin yapısı birkaç kilometrede bile değişir: Haliç kıyısında yumuşak çökel ve dolgu, batıda şişen killer, kuzeyde ve Anadolu yakasında çatlaklı kaya. Bu rehberde bölgelere göre derin kazıda ve temelde sık çıkan sorunları, genelde düşünülen çözümleri ve sahadan örneklerimizi anlatıyoruz.

Konu
İstanbul’da zemin ve derin kazı
Okuma süresi
Yaklaşık 8 dakika
Yazan
Abdullah Çetintaş, Jeoloji Mühendisi
Güncelleme
Kasım 2026
Dayanak
Hakemli makaleler ve saha deneyimimiz
Örnekler
Karaköy ve Küçükçekmece
İstanbul zemin yapısı neden bu kadar değişken?
Şehrin altında yaşları ve davranışları çok farklı birimler yan yana durur. Örneğin Avrupa yakasında yaşlı ve çatlaklı kaya birimlerinin üstünde daha genç kil, kum ve kireçtaşı tabakaları yer alır. Kıyılarda ve dere yataklarında ise bunların üstünü yumuşak çökeller ve dolgular örter.
Dalgıç ve arkadaşlarının 2016 tarihli çalışması, Avrupa yakasında bina temellerinde sorun çıkaran başlıca durumları sıralar. Bunlar genç çökellerde düşük taşıma gücü ve oturma, killi birimlerde şişme ve deprem büyütmesi, kıyıdaki kalın dolgular ve kaya birimlerinde ayrışma ile süreksizliklerdir.
Önemli: Bu rehber genel eğilimi gösterir. Aynı ilçede bile zemin parselden parsele değişir; bu yüzden kesin kararı her zaman parsele özel zemin etüdü verir.
İstanbul zemin yapısı: bölgelere göre özet
| Bölge | Baskın zemin | Sık çıkan sorun | Genelde düşünülen çözüm |
|---|---|---|---|
| Haliç ve deniz kıyısı | Yumuşak deniz çökelleri ve yapay dolgu | Su girişi, kuyu göçmesi, düşük taşıma gücü | Kesişen kazık, jet grout taban, borulu delgi |
| Dere vadileri | Genç alüvyon: gevşek kum, silt, organik kil | Oturma, sığ yeraltı suyu, sıvılaşma riski | Kazıklı temel ya da zemin iyileştirme |
| Batı yakası killeri | Güngören formasyonu gibi killi birimler | Şişme, farklı oturma, heyelan | Uzun ankraj, drenaj, kademeli kazı |
| Kireçtaşı bölgeleri | Kireçtaşı, marn ve kil ardalanması | Erime boşlukları, suyla yumuşayan marn | Sık sondaj, delgide beton tüketimini izleme |
| Avrupa yakası kaya bölgesi | Trakya formasyonu: kumtaşı, silttaşı, şeyl | Ayrışma, çatlak boyunca kayma, dayklar | Ankrajlı perde, zemin çivisi, kaya soketli kazık |
| Anadolu yakası kaya bölgesi | Paleozoyik kumtaşı, şeyl, kuvarsit, kireçtaşı | Çatlaklı kaya, şeylin ayrışması, sert kuvarsit | Zemin çivisi, ankraj, uygun delgi ekipmanı |
Haliç ve deniz kıyısı: yumuşak çökel, dolgu ve su
Haliç kıyısında yumuşak deniz çökelleri yer alır. Örneğin Meriç ve arkadaşlarının Unkapanı ile Azapkapı arasındaki sondajlarında Holosen çökellerinin kalınlığı 14 ile 30 m arasında değişir. Ayrıca Dalgıç ve arkadaşları kıyı şeridindeki kalın dolgulara dikkat çeker.
Bu bölgede yeraltı suyu deniz seviyesindedir. Bu yüzden kazıda asıl sorun sudur: kazı tabanından ve yanlardan su gelir, korunmayan kuyular göçer. Üstelik dolgunun içinden tuğla ve moloz gibi eski yapı kalıntıları çıkabilir.
Nitekim Karaköy’de deniz kıyısındaki dar parselde kesişen fore kazık perdesi yaptık ve temel altını jet groutla sızdırmaz hale getirdik. Böylece yüklenici temeli deniz seviyesinin yaklaşık 4 m altında kuru bir kazıda yapabildi.
Dere vadileri: genç alüvyon ve sıvılaşma riski
Kadıköy’de Kurbağalıdere, Avrupa yakasında Ayamama ve Kağıthane Deresi gibi vadilerin tabanında genç dere çökelleri, yani alüvyon yer alır. Bu tabakalar gevşek kum, silt ve organik kil içerebilir. Ayrıca yeraltı suyu genellikle sığdır.
Dalgıç ve arkadaşları alüvyon ve dolgu gibi genç çökellerde taşıma gücünün yetersiz kalabildiğini ve oturma sorunları çıktığını belirtir. Bunun yanında suya doygun gevşek kum, depremde sıvılaşma riski taşır. Dolayısıyla TBDY 2018’e göre sıvılaşma değerlendirmesi bu sahalarda özellikle önemlidir.
Çözüm genellikle kazıklı temel ya da jet grout ve DSM gibi zemin iyileştirmedir. Kazıda ise borulu delgi ve bir su yönetim planı gerekir.
Alüvyonun depremde nasıl davrandığını ve sıvılaşmayı kısa videolarla da anlatıyoruz. Ancak görüntüler eğitim amaçlı örnek olabilir.


Bütün videolarımızı YouTube ve Instagram hesaplarımızda bulabilirsiniz.
Batı yakası: şişen killer ve heyelanlar
Avcılar, Küçükçekmece ve Beylikdüzü çevresinde Güngören formasyonu gibi kil ağırlıklı birimler yaygındır. Dalgıç ve arkadaşlarına göre bu birimler deprem büyütmesine, şişmeye ve farklı oturmaya yol açabilir.
Ayrıca iki göl arasındaki yamaçlarda heyelanlar vardır; Dalgıç, Turgut ve Kuşku bu heyelanları hazırlayan ve tetikleyen etkenleri incelemiştir. Bu yüzden şevli kazılarda drenaj ve şev duraylılığı analizi önem taşır.
Kilde ankraj kökü, kumlu zemine göre daha az sürtünme aktarır; dolayısıyla ankraj boyları uzar. Nitekim Küçükçekmece’deki derin kazıda kil zeminde 200 fore kazıktan oluşan perdeyi 800 öngermeli ankrajla destekledik. Toplam ankraj boyu 30.000 m’ye ulaştı.

Kireçtaşı bölgeleri: boşluklar ve marn
Bakırköy, Zeytinburnu ve çevresinde kireçtaşı, marn ve kil ardalanması yaygındır. Kireçtaşında erime boşlukları olabilir; örneğin Dalgıç ve arkadaşları Eosen yaşlı Kırklareli formasyonundaki karstik boşluk zonlarına dikkat çeker.
Kazık delgisinde ani bir boşluğa girmek, beton tüketiminin birden artması demektir. Bu yüzden bu bölgelerde sık aralıklı sondaj yapmak ve delgi sırasında beton tüketimini kazık kazık izlemek gerekir. Ayrıca marn suyla temas edince yumuşayabilir; bodrumlarda drenaj ve su yalıtımı önem kazanır.
Kaya bölgeleri: ayrışma, çatlak ve sert delgi
Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Kağıthane ve Sarıyer çevresinde Trakya formasyonunun kumtaşı, silttaşı ve şeyl birimleri yer alır. Dalgıç ve arkadaşları bu kayalarda ayrışmanın, süreksizliklerin ve daykların sorun çıkarabildiğini belirtir. Yani kayanın kalitesi metreden metreye değişebilir.
Kazıda en sık sorun, çatlak ve tabakalanma yüzeyleri boyunca kaya kamalarının kaymasıdır. Bu yüzden kazı ilerledikçe süreksizliklerin yönünü kontrol etmek ve yüzeyi ankraj, zemin çivisi ve püskürtme betonla hızla desteklemek gerekir.
Anadolu yakasında ise Ümraniye, Ataşehir, Kartal ve Pendik çevresinde Paleozoyik yaşlı kumtaşı, şeyl, kuvarsit ve kireçtaşı birimleri vardır. Şeyl havayla ve suyla temas edince çabuk ayrışabilir; bu yüzden kazı yüzeyini uzun süre açık bırakmamak gerekir. Kuvarsit ise çok sert ve aşındırıcıdır, dolayısıyla delgi ekipmanını buna göre seçeriz.
İstanbul zemin yapısı ve parsel etüdü
Bu tablo bir başlangıçtır, ama projeyi parsel etüdü belirler. Çünkü aynı sokakta bile dolgu kalınlığı, kayanın derinliği ve yeraltı suyu değişebilir.
- Sondaj: Sondaj derinliği kazı ve kazık boyunu geçmeli.
- Yeraltı suyu: Su seviyesini ölçmek ve kazı dönemine göre değerlendirmek gerekir.
- Laboratuvar: Kilde şişme, kayada dayanım ve süreksizlik verisi önemlidir.
- Deprem: TBDY 2018’e göre zemin sınıfı ve gerekirse sıvılaşma analizi.
- Komşu yapılar: Komşu temellerinin derinliği ve durumu.
Zemin etüdünüz yoksa sondaj çözüm ortağımızla birlikte yaptırabiliriz.
İstanbul zemin yapısı hakkında sık sorulan sorular
İstanbul’daki zeminle ilgili en sık gelen soruları topladık. Ancak sorunuz burada yoksa telefonla ya da teklif formundan yazın.
İstanbul zemin yapısı ve bölgeler
İstanbul’da en sağlam zemin nerede?
Genel olarak kayanın yüzeye yakın olduğu bölgeler daha az sorun çıkarır. Ancak kayada da ayrışma ve çatlak sorun olabilir. Bu yüzden ilçe adına değil, parsel etüdüne bakmak gerekir.
Avrupa yakasının zemini kötü mü?
Hayır, böyle bir genelleme doğru değil. Avrupa yakasında hem sağlam kaya hem de yumuşak çökel vardır. Kararı parsele özel zemin etüdü verir.
Deniz kıyısında bodrum yapılabilir mi?
Evet, ama suyu kesen bir iksa gerekir. Örneğin Karaköy’de kesişen kazık ve jet grout tabanla temeli deniz seviyesinin yaklaşık 4 m altında kuru bir kazıda yapmak mümkün oldu.
Şişen kil binaya ne yapar?
Kil suyu aldıkça şişer, kurudukça büzülür. Bu hareket temelde farklı oturmaya ve çatlaklara yol açabilir. Bu yüzden killi sahalarda drenaj ve uygun temel derinliği önemlidir.
İstanbul zemin yapısı haritası parsel etüdünün yerini tutar mı?
Hayır. Mikrobölgeleme gibi haritalar genel eğilimi gösterir. Ancak projeyi parsele özel sondaj ve laboratuvar verisiyle tasarlamak gerekir.
Kaynaklar
- Dalgıç, S. ve diğ. (2016). İstanbul’un Avrupa Yakasındaki Zemin ve Kaya Koşullarının Bina Temellerine Etkisi. Uygulamalı Yerbilimleri Dergisi, 8(2), 47–70
- Meriç, E. ve diğ. (2003). Haliç (İstanbul) kıyı alanlarında (Unkapanı–Azapkapı) gözlenen Holosen çökelleri hakkında yeni bulgular. Yerbilimleri, 28, 9–32
- Dalgıç, S., Turgut, M. ve Kuşku, İ. The Evaluation of Preparative and Triggering Parameters on Occurrence of Landslides in the Büyükçekmece–Küçükçekmece (DergiPark)
Parselinizin zeminini birlikte değerlendirelim
Zemin etüdünüzü ve mimari projenizi gönderin. Ardından kazı ve temel seçeneklerini proje çözüm ortağımızla birlikte konuşalım.
